Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG) "Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor!" şiarıyla kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekmek için Taksim Tünel Meydanı'ndan Eminönü'ne insan zinciri oluşturdu.
Ankara’da 1 Mayıs için Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan kortejler Tandoğan’a sloganlar eşliğinde coşku ile yürüdü.
Berlin'in Kreuzberg ve Neukölln ilçelerinde düzenlenen ve geleneksel hale gelen Devrimci 1 Mayıs Eylemi'ne bu yıl yaklaşık 30 bin kişi katıldı.
2026 1 Mayıs’ı Atina’da coşkuyla kutlandı. Bugün 1 Mayıs için coşkulu kalabalık Omonia Meydanı’nda bir araya geldi. Kol kola girip Panapistimio (Üniversite) önünden Syntagma Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Eylem alanı değişik ülkelerden...
1 Mayıs İşçi Bayramı'nda Stuttgart'ta sendikalar tarafından düzenlenen eylem, Marktplatz'da (Pazar Meydanı) gerçekleşti.
Epey uzaktayız... hiç kimse gelmese de, o meydanda “Yaşasın 1 Mayıs!” sloganının yankılanacağını biliyoruz. Ama o yankı artık... Dövüşe dövüşe aldığımız meydanda, Taksim'de. işçilerin gür sesleriyle yankılanıyor artık.
İsviçre’de Mücadele Birliği Platformu, “Şimdi Devrim Zamanı” pankartıyla Basel’de Antikapitalist Blok ile birlikte, 1 Mayıs Alanındaki yerini aldı. Binlerce insanın katıldığı güçlü yürüyüşte, sendika kortejinin önüne geçilerek mücadelenin...
1 Mayıs İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde Adana’da binlerce işçi, emekçi, öğrenci ve genç, kavurucu sıcağa rağmen saat 13.00’te Cevat Yurdakul Caddesi’nde buluşarak İstasyon Meydanı’na yürüdü.
1 Mayıs İşçi ve Emekçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde Eskişehir’de devrimci öğrenciler ve emekçiler alanlardaydı.
Bursa'nın Gürsu ilçesinde katledilen avukat Hatice Kocaefe için İstanbul Barosu'na bağlı avukatlar Bursa ve İstanbul'da eylem gerçekleştirdi. İstanbul'da yürüyüş yapmak isteyen avukatlar polisin yürüyüşü engellemesi üzerine oturma eylemi yaptı.
Ödenmeyen ücretleri ve tazminatları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyerek burada açlık grevi başlatan Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerinin eylemi kazanımla sonuçlandı.
1 Mayıs Taksim İnisiyatifi’nin Kazancı Yokuşu’nda yapmak istediği anmaya izin vermeyen polis, aralarında sendikacılar ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda kişiyi işkenceyle gözaltına aldı.
Hakları ve ödenmeyen maaşlarını almak için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevinin 8. gününde, bir kez daha polis saldırısı ile karşılaştı.
1 Mayıs Taksim İnisiyatifi’nin Kazancı Yokuşu’nda yapmak istediği anmaya izin vermeyen polis, aralarında sendikacılar ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda kişiyi işkenceyle gözaltına aldı.
Eskişehir'de bulunan Doruk Maden işçileri, son bir yıl içinde sadece iki aylık maaşlarını alabilmiş oldukları ve şirketin TMSF'ye geçişine karşı Ankara'ya yürüyüş gerçekleştirdi.


Haftalar öncesinden başladı “1 Mayıs’ta Taksim’deyiz” diyenlerin hazırlıkları, kavgaları. “1 Mayıs Alanı Taksim’dir” deyip dümeni Kadıköy’e kıranlara karşı, aralarında Mücadele Birliği Platformu’nun da bulunduğu 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi, en son 29 Nisan günü bir açıklama yayınlamış, “Valiliğe yaptıkları 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz bildirimlerine olumsuz bir yanıt verilmediğini söyleyerek, "Yarın 11.00’da Mecidiyeköy'deyiz! Taksim halkındır! 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz" demişti.

Faşist devlet, dinci faşist yönetimin politikasına uygun olarak, Taksim 1 Mayıs Alanı savaşını bu yıl erken başlattı. Önceki yıllarda çoğunlukla 1 Mayıs'tan bir gün önce Taksim Alanı'nı ablukaya alır, bariyerler yerleştirir, polislerini konuşlandırırdı. Savaş hazırlıklarına böyle başlardı.
Dünya işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. Şunun şurasında sekiz-dokuz günlük bir süre kaldı. Sendikaların yanı sıra yasal sol partiler, devrimci hareketler ve çevreler 1 Mayıs'a ilişkin politika ve pratik tavırlarını peş peşe açıklıyorlar.

Dinci faşist iktidar yeni bir tutuklama furyası başlattı. Sadece bu yılın Mart ayından bu yana BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Umut-Sen Koordinatörü Başaran Aksu, Limter-İş Yöneticisi Beycan Taşkıran gibi sendika yöneticileri eften püften gerekçelerle tutuklandılar.

ABD yenildi, nokta. Bu gerçeğin lamı cimi yok. ABD'nin bu yenilgiyi olduğundan hafif göstermeye, hatta bir “zafer” gibi ileri sürmeye çalışacağından kuşku yok. Ama söz, somut gerçeği değiştirmez, değiştiremez. Sadece ABD de değil, yanında dolaştırdığı küçük fino, siyonist İsrail de kuyruğunu kıstırıp yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.

Türkiye ve Kürdistan birleşik devrimi, sıçramalar halinde, dalgalar biçiminde ilerliyor. Tek bir eylem, tek bir hamle şeklinde değil, eylemler, isyanlar, ayaklanmalar dizisi biçiminde...

Açlık, yoksulluk, işsizlik, derinleşen sefalet, geleceksizlik, olağanlaşan kitlesel gözaltı ve tutuklamalar, emperyalist saldırganlıklar, yıkım savaşları, tarifi olmayan acılar… 2026 1 Mayıs’ını dünya genelinde ve yaşadığımız topraklarda işte böylesi bir ortamda karşılıyoruz.

Kudurmuş bir fino köpeği gibi, sağa sola havlayıp saldırırken yani gücünün zirvesinde görünürken ve böyle görünmeye çok dikkat ederken bu savaş ve cinayet odağının çökmekte olduğunu ileri sürmek elbette “riskli” bir iddiadır.