İstanbul'da 2025 Newroz'u “Rêbertiya Azad Civaka Demokratîk / Özgürlük İçin Demokratik Toplum" şiarıyla Yenikapı'da kutlanıyor.
İstanbul'da 2025 Newroz'u DEM Parti, HDK ve TJA'nın çağrısıyla “Rêbertiya Azad Civaka Demokratîk / Özgürlük İçin Demokratik Toplum" şiarıyla Yenikapı'da kutlanıyor.
Saat 10.00 itibariyle devrimci örgütler, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, işçi sendikaları renkli pankartları flamalarıyla, Kürt halkı geleneksel kıyafetleriyle miting alanına gitmek için Marmaray Yenikapı durağında toplanmaya başladı.
Mücadele Birliği Platformu'nun "Newroz Piroz Be! Yaşasın Halkların Mücadele Birliği" yazılı pankartlarla katıldığı yürüyüşte "Newroz Piroz Be", "Kürt Halkı Devrimle Özgürleşecek", "Yaşasın Hakların Mücadele Birliği" sloganları atıldı.
Alanda "Özgürlük Eşitlik Gönüllü Birlik, Çözüm Devrimde Kurtuluş Sosyalizmde", "Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük" pankartları yer aldı.
Newroz alanına gelişler gün boyunca devam etti.
Onbinlerce kişi müzik eşliğinde sloganlarla halaylarla Newrozu kutladı.
"Kürt Halkı Özgürlüğünü Kazanacaktır"
Newroz kutlaması programında alana gelenlerin selamlanmasının ardından Newroz Tertip Komitesi adına yapılan konuşmada "Newroz Kürt halkına Newoz bahşedilmedi. Newroz'u Kürt halkı direnişle kazandı. Demokratik toplumu da oluşturacak özgürlüğü de kazanacaktır. Newrozunuz kutlu olsun" denildi. Kitle coşkuyla "Newroz Piroz Be!" sloganları attı.
DEM Parti İl Örgütü adına yapılan konuşmada ise zindanlardaki tutsaklar selamlandı. Kitle "Biji Berxwedana Zindana", "Siyasi Tutsaklara Özgürlük", "Selo Başkana Özgürlük" sloganları attı.
Devrimci Kawalardan bu yana özgürlük mücadelesinin sürdüğü belirtilen konuşmada Newroz kutlamasına gelenler selamlandı. İstanbul'da İBB Başkanı, ilçe başkanları ve çok sayıda kişinin gözaltına alınması ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına değinlerek bu hukuksuzluklara ve baskılara karşı mücadelenin devam edeceği vurgulandı.
"Halk İradesine Yönelik Darbeye Karşıyız
İstanbul Newroz’unda konuşan HDK Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının "halk iradesine yönelik bir darbe olduğunu" belirtti.
Yüzbinlere seslenen HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, "HDK halktır, HDK milyonlardır ve HDK’yi hapsedemezsiniz. Şimdi İstanbul halkının iradesine yönelik bir operasyon söz konusu. Biz her sabah darbeye karşı çıktık. İstanbul ve 'Kent Uzlaşısı'na dönük yapılanları bir darbe olarak görüyoruz. Bu darbe aynı zamanda Sayın Öcalan’ın barış çağrısına karşı provokasyondur" dedi.
"Mansur Yavaş Al Sana Pamuk Şekeri"
Mahsur Yavaş'a tepki gösteren Kenanoğlu, "Dün Saraçhane’de bir provokatör vardı. Kürt çocukları panzerlerin altında ezilirken sen laf ettin mi? Bölücülük yapmak bunların işidir. Biz bu darbeye karşıyız. Saraçhane’de biz de yerimizi aldık. Sana da fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkedeki provokatörlere olduğu gibi sana da fırsat vermeyeceğiz. Bu Newroz'da barış ve demokratik toplumu sahiplenme Newrozu’dur” dedi.
Kitle Mansur Yavaş ile ilgili konuşma sırasında sık sık yuhalayarak provokasyon girişimini protesto etti.
Daha sonra alanda "Mansur Yavaş Al Sana Pamuk Şekeri" yazılı pankart açıldı.
Newroz'un ardından demokratik toplumu kurma mücadelesinin başlatacağını ve oluşturulacağını belirten Kenanoğlu "Newroz'un coşkusuyla mücadelemizi sürdüreceğiz yoldaşlar. Serkeftin" dedi.
"Kürtler Dört Bir Yanda Ayakta Özgürlüğü İstiyor"
Özgür Kadın Hareketi (TJA) adına Gültan Kışanak, "Bugün burada tarih yazıyorsunuz. Kürtler dört bir yanda ayakta ve özgürlüğünü istiyor. Bizler her türlü kötülükle sınandık ama Kürtlüğümüzden ve mücadelemizden vazgeçmedik. Cezaevlerinin kapılarını açın, Sayın Öcalan’ın bu süreci yürütmesi için koşulları sağlayın. Sayın Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yaptı. Demokratik siyasetin yolunu gençler açacak. Bizler onurlu bir barış istiyoruz. Bizler eşit yurttaş olmak istiyoruz. Dilimiz, kültürümüz ve kimliğimiz üzerindeki baskılar sona ersin istiyoruz" dedi.
"Kayyıma Karşı Halkın İradesinin Yanındayız"
Kışanak, "Biz savaşa karşı barışı savunuyoruz. Kayyıma karşı halkın iradesinin yanındayız. Bazıları geç kaldı ama umarım herkes sandıkla gelen sandıkla gider ilkesini görür. Sayın Öcalan, Kürt-Türk ittifakı için çok önemli bir çağrı yaptı. Şimdi Ankara’nın adım atma zamanıdır. Ankara’nın halkların sesini, Rojava’nın sesini duyması gerekiyor. Sayın Öcalan’ın önünü açın ve özgür, eşit bir geleceği kuralım” diye konuştu.
"Mücadele Edeceğiz Ve Kazanacağız"
DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, "Çöktürme planlarına rağmen halkımız direndi ve bugünlere geldi. Bizler HDK olarak bu oyunu mutlaka bozacağız. Tüm halklar eşit yurttaşlık istiyor. Bugün uyduruk gerekçelerle Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Bizler birlikte mücadeleden yanayız. Kadınlar, gençler olarak mücadele edeceğiz ve mutlaka kazanağız" diye belirtti.
"İstanbul Demek Newroz, Newroz Demek İstanbul Demek"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "İstanbul demek Newroz demek, Newroz demek İstanbul demektir. Bu Newroz tarihi bir önemdedir. Tekçi, inkarcı sisteme karşı Sayın Abdullah Öcalan barışın yolunu araladı. Sayın Öcalan, bu sisteme barış kapısını, demokrasi kapısını araladı. Şimdi Sayın Öcalan’ın çağrısı 85 milyonu ilgilendiriyor. Demokratik Toplum Çağrısı'nda Alevi var, kadın var, genç, emekçi, emekli ve ezilen var. Biz bu çağrının yanındayız" dedi.
"Bu Yürüyüş Devam Edecektir"
2025 yılının değişim yılı olması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, "Türkiye’de, en başta ülkeyi yönetenler değişmek zorundadır. Kayyımlarla, gözaltılarla, tutuklamalarla artık halkların iradesini gasp ederek kimse bir yere varamaz. Bu çağrı bizlere büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bu çağrı bizlerin daha fazla çalışmasını, mücadele etmesini, güçlü bir ittifak oluşturmamızı emrediyor. Mücadele bitmedi. Sayın Öcalan’ın deyimiyle bu bir starttır. Bu bir başlangıçtır ve bu yürüyüş devam edecektir” dedi.
"16 Milyonun İradesi Hapsedilemez"
Türkiye’nin "operasyonlar ülkesi" olmaktan çıkması gerektiğini dile getiren Bakırhan, "Hiç kimse yargıyı siyasi hesaplaşmada bir araç olarak kullanmamalıdır. Sayın İmamoğlu tutuklandı. Sayın İmamoğlu ve onunla birlikte tutuklanan bütün arkadaşların yanındayız. Kumpaslarla, yargı darbeleriyle kimse halkın oyuyla seçilmiş iradeyi hapsedemez. Hapsetmemelidir. Sivil darbelerden en çok biz çektik, bu sivil darbelerin sonunda Selahattinler, Figenler, Leylalar, Ayşe Gökkanlar cezaevinde bulunuyor. Bu sivil darbeyi en çok biz eleştiriyoruz. Bu sivil darbe karşısında en dik biz duracağımızı bir kez daha söylemek istiyorum. Bu bir yol değil. Bu yol bir yere çıkmaz. Yargı darbesiyle Türkiye yönetilemez. Manipülasyonlarla, gizli tanık beyanlarıyla 16 milyonun iradesi hapsedilemez" dedi.
"Halkın İradesiyle Oynamaktan Vazgeçin"
Yargı darbesini kınadıklarını ve eleştirdiklerini belirten Bakırhan; İmamoğlu ve arkadaşlarının da bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Bakırhan "Operasyonel siyaset ve siyaset mühendisliği bu ülkeye kaybettirdi. Türkiye 3-5 günde yüzde 3 fakirleşti. Uluslararası kamuoyunda Türkiye antidemokratik bir ülkedir. Halkın iradesine kayyım atayan bir ülke olarak geçiyor. Türkiye’ye kötülük yapmaktan vazgeçin. Siyasi ikbaliniz için, halkın iradesiyle oynamaktan vazgeçin diyorum" diye konuştu.
"Halkın İttifakı Ve İşbirliği Suç Mudur?"
"Kent Uzlaşısı" ile ilgili suçlamalara tepki gösteren Bakırhan, "Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, kadınların yerel seçimde yapmış olduğu ittifak ve işbirliği suç mudur? Buna suç diyenleri kınıyoruz. 'Kürtler Wan’da yönetemez, Siirt’e yönetemez' diyenler şimdi de ‘Kürtler İstanbul’da, Vanlılar İstanbul’da, Siirtliler İstanbul’da işbirliği yapamaz, belediye başkanı seçilemez’ diyorlar. Bunu hep birlikte kınıyoruz. Bir kez daha İstanbul meydanından partimizi hedef alan bu pratiklerden, bu söylemlerden bu iktidarı vazgeçmeye davet ediyoruz. Yine İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetimine de bir darbe yapıldı. Bu iktidar diyor ki yargı sopası elimde, istediğimi tutuklar, istediğim hakkında dava açar, istediğimi hapseder, istediğime kayyım atarım. O kadar kolay mı İstanbul? Kolay olmadığını ve olmayacağını partimize sahip çıkarak, partimiz etrafında bir araya gelerek, gücümüzü ve mücadelemizi büyüterek başarıya ulaşabiliriz. İstanbul Türkiye’dir. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. İstanbul haksızlığa uğrarsa Türkiye haksızlığa uğrar. İstanbul’da hukuksuzluk olursa Türkiye yaralanır deriz" dedi.
"Yanlış Hukuktan Doğru Demokrasi Çıkmaz"
Yanlış hukuktan doğru demokrasinin çıkmayacağını söyleyen Bakırhan, "Yanlıştan doğru çıkmaz. Bu hükümeti özellikle son 10 yıldır uygulamış olduğu bu yanlış hukuktan vazgeçmeye, halkın taleplerine halkın iradesine saygı göstermeye çağırıyorum. Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrı Türkiye için bir şanstır. Bir fırsattır. Demokratikleşmek için bir fırsattır. Bu çürümüş, bu çözülmüş, bu ekonomisi batmış, bitmiş sisteme Sayın Öcalan’ın asrın çağrısı ile birlikte bir kapı aralamıştır, bir yol açmıştır. Şimdi buradan iktidara ve devlete sesleniyoruz. Bu asrın çağrısını dikkate alın. Bu fırsatı demokratikleşmek için değerlendirin. Bu fırsatı yargı kumpaslarıyla, kayyımlarla, baskılarla, muhalefeti susturmakla heba etmeyin."
Kitleden Özgür Özel'in Mesajına Tepki
İstanbul Newrozu'na mesaj gönderen CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in gönderdiği mesaj okunurken kitle sürekli olarak Özgür Özel'i yuhalayarak protesto etti.
Özel'in mesajında "Darbeci zihniyet Kürt ile Türk arasına giremeyecek, kardeşliğimizi bozamayacak, dayanışmamıza ket vuramayacaktır. Newroz alanındaki ortak halayımızı bozamayacaklar!" sözleri özellikle kitlenin tepkisini çekti. Mesajın okumaması yönünde platforma seslendi ve yuhalamalar daha da yükseldi. Konuşmanın ardından yer alan müzikle kitle "Newroz Piroz Be!", "Biji Serok Apo", "Selo'ya Özgürlük", Biji Berxwedana Zindana", "Jin Jiyan Azadi", sloganları atılarak devam etti.
Newroz alanına gün boyu gelişler devam etti.